Fx15 ve Chitosan Kampanyaları Fx15 Siparişi Chitosan Hakkında

‘Beslenme rejimi’ etikeyitle ilgili yazılar:

Zayıflama Resmi

Sinsirim Sistemi ve Fx15

Yediklerimiz sadece midemizi etkilemez aynı zamanda zihnimizi de etkiler. Bazı Amerikalı psikologlar beslenme rejimimizdeki şeker, et ve kahveyi azaltarak saldırganlığı yüzde 50 azaltabileceğimize inanıyor. Atalarımız bu durumun önemini çok erken kavramışlardı. Doğuda şöyle bir deyim vardır: “Tanrı yiyecekleri, şeytan da aşçıyı yarattı.” Şöyle denebilir: “Beyaz ekmek, simit, Lotus yaprağı,  poğaça, açma, kahve, tatlılar ve çikolata olmadan nasıl yaşayabilirim?” Hayal gücünüzü kullanın! Doğanın bize sağladığı yiyecekler çok çeşitlidir. Çok canınız çektiğinde, hâlâ bir şekerleme, en sevdiğiniz kekten bir dilim veya bir dilim tütsülenmiş et yiyebilirsiniz ama bunların zehir olduğunu aklınızdan çıkarmadan!

Sindirim sisteminizin sağlığı, dişlerinizden, kalınbağırsağınıza kadar, büyük ölçüde aşağıdaki bilgileri anlamanıza bağlıdır.

Gelin yediğimiz tipik bir sandviçe bakalım: Genellikle ekmek, sandviç ekmeği, tereyağı ve bir tür şarküteri ürünü içerir ve yanında veya üstüne bir meşrubat, çay veya kahve içeriz. Ekmek karbonhidrat, tereyağı ve et de protein grubu içinde sınıflandırılır. Bu ürünlerin karşımı, midemizde sindirilmesi hayli zor bir madde oluşturur.

Karbonhidratlar kısmen ağzımızda ve kısmen de on iki parmak bağırsağımızda sindirilirken, proteinler midemizde ve on iki parmak bağırsağımızda sindirilir. Bu amaçla sindirim sistemimizde farklı sindirim sıvıları üretilir ve işlevlerini yerine getirmek için her biri farklı süreler alır. Tereyağı midemize ulaştığı zaman bu sıvıları baskılar. Sindirim süreci yavaşlar ve yiyecekler uzun bir süre midemizde kalırlar. Üstüne meşrubat, çay ya da kahve gibi bir şey içtiğimiz zaman, sindirilmemiş gıdaları ve asidik mide sıvılarını midemizden on iki parmak bağırsağımıza aktarmış oluruz. On iki parmak bağırsağında bazik bir ortam vardır. Asidik sıvılar on iki parmak bağırsağımızı kaplayan mukozaya zarar verir, iltihaplanmasına ve zaman içinde ülserleşmesine neden olur. Daha sonra, sindirilmemiş gıdalar kalınbağırsağa ulaşır ve sindirilmemiş ekmek burada kokuşmaya neden olur ve şarküteri ürünleri de durağan dışkı malzemesine dönüşür. Fx15 kullananlar ‘da da durum farklı değildir. Sitenin ileriki yazılarında bu birikintilerin sağlığımızı nasıl etkilediklerini göreceğiz.

Zayıflama Resmi

Yeme Alışkanlıklarını Değiştirmek

Yeme alışkanlıklarımızı sürdürürken çoğu zaman Fx15 kullansak da kullanmasak da bedenimizin çalışmasını sağlayan ilkeleri dikkate almayız. Bedenimiz kendisine doğanın verdiği ilkeleri izlemeye çalışır ama biz tembelliği ve aşırı yemeyi öğretiriz. Halbuki Fx15 bunların önüne geçecek kapasiteye sahiptir. Bu çatışma, bedenimizi yarı hasta bir durumda tutar. En sonunda da teslim olur ve kronik olarak hasta düşer.

Gelin bedenimizi beslemek için bizi enerjik ve güçlü hissettirmek, ruh halimizi canlandırmak ve zihnimizi açmakla ödüllendirecek daha iyi bir yol bulalım.

Fx15 ile zayıflama sürecinde değişimleri yavaş yavaş gerçekleştirmek en doğrusudur:

  1. Beslenme rejiminize dokunmadan, günde iki kez Fx15′ le birer bardak sebze suyu içmeye başlayın (bir-bir buçuk ay).
  2. Beslenme rejiminize daha çok sebze ilave edin. Taze, buharda pişirilmiş veya pişmiş sebzeler öğünlerinizin yüzde 30-40’ını oluşturmalıdır (bir buçuk-iki ay).
  3. Beslenme rejiminizin içeriğinde pişmemiş gıdaların lehine değişiklikler yapın (yaklaşık yüzde 60 çiğ – yüzde 40 pişmiş).
  4. Esas olarak bitkisel esaslı besinler ve bal, yumurta, sade yoğurt, kefir ve çökelek gibi gıdalarla beslenin. Bitki çayları ve taze sıkılmış meyve ve sebze suları için.
  5. Yemeklerinizi doğru sıraya göre düzenleyin: Katı gıdalardan yirmi dakika önce sıvılar; bütün diğer gıdalardan önce meyveler, sebze salatalarıyla birlikte karbonhidratlar (tahıllar, patates vb.) veya proteinler (balık, bezelye, yumurta).
  6. Yapay olarak yetiştirilmiş, rafine edilmiş ve tütsülenmiş gıdaları en aza indirin.