Fx15 ve Chitosan Kampanyaları Fx15 Siparişi Chitosan Hakkında

‘Fx15 ile meyve lifleri’ etikeyitle ilgili yazılar:

Zayıflama Resmi

Çalışma Hayatı ve Fx15

Çalışma hayatında da özellikle yoğun çalışma temposuna sahip bireylerde beslenme için takip edilecek yol, miktarları düşük olması dışında sporcularınkinden pek farklı değildir. Aynı mekanizma ile vücutta kayba uğrayan şekerin glikojen halinde bir sonraki çalışma gününe kadar karaciğer, kas ve kan hücrelerinde glikojen halinde depo edilmesi hedeflenir. Fx15 tüketimindeki zayıflama periyodunda önemli rol oynayan şekerlerin optimum seviyede tüketilmesi gerekir. Ancak sporcu hayatından farklı olarak (ülkemizdeki hali düşünüldüğünde maalesef sporcularda da olmak üzere) alkol, çay ve kahve tüketimi gerek toplantılarda ve gerekse öğünlerde yaygın şekilde tüketilmektedir.

Bu alkol ve aşırı kafein tüketimi, bireyin enerji üretiminde son derece önemli rol oynayan vitamin ve minerallerini bağlamaktadır. Fx15 kullanıcılarına alkol tüketimini pek tavsiye etmiyoruz. Özellikle yoğun iş gününün akşamında alınan alkol beyin aktivitesini bloke etmekte, hormonal metabolizmayı baskılayarak enerji üretimini, gıda maddelerinin bu amaçla yakılmasını geciktirmekte ve azaltmaktadır. Gene alkol alımına bağlı olarak birçok vitamin ve mineral alkol tarafından bağlanmış olduğu halde idrar ile dışarı atılmaktadır.

Alkol, suyun da idrar şeklinde atımını hızlandırarak vücutta fazla miktarda su kaybına neden olmaktadır. Bu yüzden Fx15′ in etkilerini düşürebilmektedir. Bu yönleri ile bakıldığında alkolün yararlarından çok zararları olduğu tartışmasız şekilde ortaya çıkmaktadır. Kahve ve çaya gelince, her ikisinde bulunan kafeinin pek çok vitamin ve minerali baskılaması ve bu yolla enerji üretimini baskıladığı söz konusudur. Ancak bunun için de çay ve kahve ile ilgili kısımda da değinilmiş olduğu üzere çok fazla miktarlarda tüketime gidilmesi gerekir.

İki, üç bardak çay veya bir, iki bardak kahvenin tam tersine sinir sistemini dolayısıyla hormonal sistemi uyararak enerji üretimi canlandırması söz konusudur. Tüm bunlara karşılık pek çok bireyin özellikle ülkemizde iş hayatında çay, kahve ve sigarayı fazlaya kaçırarak çalışmaları göz önüne alındığında, iş dönüşü beslenme daha da önemli hale gelmektedir. Özellikle kahvenin aşırı tüketilmesi Fx15 için çok büyük engeller yaratabilmektedir. Bu yüzden iş dönüşünde çay ve kahveden uzak durmak, alkol ve sigarayı ise hem iş ve hem özel hayatta kesinlikle red etmek ve bırakmak, sağlıklı yaşamda yüksek performansımız için zorunlu olan ilk önlemlerdir.

Mesai aralarında öğün sayısını üç ve dört adete çıkartarak Omega yağları bakımından zengin balık eti tüketimine önem vermek, buna karşılık düşük yağ oranında protein ve yüksek karbonhidrat oranına sahip diyetlere yönelmek, sebze ve meyve ağırlıklı diyetleri tercih etmek gerekmektedir. Fx15 ile meyve lifleri zayıflama periyoduna büyük katkılar sağlamaktadır. Kısaca sebze ve meyve ağırlıklı, düşük yağ oranında protein takviyeli ve yüksek karbonhidratlı diyetler beslenmemizin temelini oluşturacaktır. 70 kg ağırlığındaki bir birey çalışma aktivitesine göre 1400-2700 kalori arasında değişebilecek enerji ihtiyacını bu anlatmış olduğumuz niteliklerdeki en az üç veya dört öğünle ve 2.5-3 litrelik su alımı ile gerçekleştirmelidir.

İşten geç gelindiği ve akşam yemeğinin kaçırılmış olduğu durumlarda ise vakit geç olacağından dolayı 600-700 kalorilik bir ara öğün niteliğindeki diyetle beslenmenin gerçekleştirilmesi gerekir. Fx15 diyeti de bunun gibidir. Zira yatmadan önce kaçırılan öğünleri telafi etmek üzere yoğun kalorili ağır bir diyetle yüklenerek uykuya geçmek uzun süreli ve şiddetli bir hypoglisemia yapar. Dolayısıyla ertesi günkü iş yaşantımızda performansımızın sürekli düşük kalmasına yol açacaktır.

Çalışma Hayatında İş Gününü Takiben Beslenme

Çalışma hayatında da özellikle yoğun çalışma temposuna sahip bireylerde beslenme için takip edilecek yol, miktarları düşük olması dışında sporcularınkinden pek farklı değildir. Aynı mekanizma ile vücutta kayba uğrayan şekerin glikojen halinde bir sonraki çalışma gününe kadar karaciğer, kas ve kan hücrelerinde glikojen halinde depo edilmesi hedeflenir. Ancak sporcu hayatından farklı olarak (ülkemizdeki hali düşünüldüğünde maalesef sporcularda da olmak üzere) alkol, çay ve kahve tüketimi gerek toplantılarda ve gerekse öğünlerde yaygın şekilde tüketilmektedir. Bu alkol ve aşırı kafein tüketimi, bireyin enerji üretiminde son derece önemli rol oynayan vitamin ve minerallerini bağlamaktadır. Özellikle yoğun iş gününün akşamında alınan alkol beyin aktivitesini bloke etmekte, hormonal metabolizmayı baskılayarak enerji üretimini, gıda maddelerinin bu amaçla yakılmasını geciktirmekte ve azaltmaktadır. Gene alkol alımına bağlı olarak birçok vitamin ve mineral alkol tarafından bağlanmış olduğu halde idrar ile dışarı atılmaktadır. Alkol, suyun da idrar şeklinde atımını hızlandırarak vücutta fazla miktarda su kaybına neden olmaktadır. Bu yönleri ile bakıldığında alkolün yararlarından çok zararları olduğu tartışmasız şekilde ortaya çıkmaktadır. Kahve ve çaya gelince, her ikisinde bulunan kafeinin pek çok vitamin ve minerali baskılaması ve bu yolla enerji üretimini baskıladığı söz konusudur. Ancak bunun için de çay ve kahve ile ilgili kısımda da değinilmiş olduğu üzere çok fazla miktarlarda tüketime gidilmesi gerekir. İki, üç bardak çay veya bir, iki bardak kahvenin tam tersine sinir sistemini dolayısıyla hormonal sistemi uyararak enerji üretimi canlandırması söz konusudur. Tüm bunlara karşılık pek çok bireyin özellikle ülkemizde iş hayatında çay, kahve ve sigarayı fazlaya kaçırarak çalışmaları göz önüne alındığında, iş dönüşü beslenme daha da önemli hale gelmektedir. Bu yüzden iş dönüşünde çay ve kahveden uzak durmak, alkol ve sigarayı ise hem iş ve hem özel hayatta kesinlikle red etmek ve bırakmak, sağlıklı yaşamda yüksek performansımız için zorunlu olan ilk önlemlerdir. Mesai aralarında öğün sayısını üç ve dört adete çıkartarak Omega yağları bakımından zengin balık eti tüketimine önem vermek, buna karşılık düşük yağ oranında protein ve yüksek karbonhidrat oranına sahip diyetlere yönelmek, sebze ve meyve ağırlıklı diyetleri tercih etmek gerekmektedir. Kısaca sebze ve meyve ağırlıklı, düşük yağ oranında protein takviyeli ve yüksek karbonhidratlı diyetler beslenmemizin temelini oluşturacaktır. 70 kg ağırlığındaki bir birey çalışma aktivitesine göre 1400-2700 kalori arasında değişebilecek enerji ihtiyacını bu anlatmış olduğumuz niteliklerdeki en az üç veya dört öğünle ve 2.5-3 litrelik su alımı ile gerçekleştirmelidir. İşten geç gelindiği ve akşam yemeğinin kaçırılmış olduğu durumlarda ise vakit geç olacağından dolayı 600-700 kalorilik bir ara öğün niteliğindeki diyetle beslenmenin gerçekleştirilmesi gerekir. Zira yatmadan önce kaçırılan öğünleri telafi etmek üzere yoğun kalorili ağır bir diyetle yüklenerek uykuya geçmek uzun süreli ve şiddetli bir hypoglisemia yapar. Dolayısıyla ertesi günkü iş yaşantımızda performansımızın sürekli düşük kalmasına yol açacaktır.